Translate

4 Şubat 2026 Çarşamba

Karanlık Harmoniler

Yönetmen: Ágnes Hranitzky, Béla Tarr

İngilizce Adı: Werckmeister Harmonies 

Yapım Yılı: 2000

Balina gösterisi eşliğinde kasabaya gelen başkaldıran bir güruh, yerellerin düzenli sandıkları hayatlarına önce endişe, ardından korku salar. Ancak bu korku dışarıdan gelen bir tehditten çok, içeride zaten birikmiş olan bir çatlağın görünür hâle gelmesidir. 
Tür:     Psikolojik, Dram
Yazar:  László Krasznahorkai, Béla Tarr, Péter Dobai
Kast:    Lars Rudolph, Peter Fitz, Hanna Schygulla
Imdb:  7.9

Öne Çıkanlar:

Titreşen tellerin mırıltısında sayıların düzeni saklıdır;
Göksel kürelerin arasında ise sessiz bir ahenk akar...
Pythagoras 


Film, Memphis marka bir sobanın ısıttığı bir meyhanede başlar. Janos, gecenin son kalanlarına güneş sistemini canlandırır; sarhoş bedenler birer gezegen gibi dönerken, soba hem fiziksel hem simgesel bir merkez olur. Tek ve biricik güneş tanrılı dinlerin çıktığı toprakları çağrıştıran bu ateş, soğuk ve kasvetli gecede yaratılan küçük armoniyle insanların içini ısıtır gibidir. Bu sahne, filmin temel sorusunu daha ilk dakikada fısıldar:

Evrenin gerçekten doğal bir ahengi var mıdır?
Yoksa bu, Pythagoras’tan beri zihnimize kazınan ve sonunda sürükleneceğimiz kaosu gizleyen bir yanılsama mıdır? Belki de armoni fikri baştan beri bir kurgudur. 

Béla Tarr, film boyunca bu sorunun etrafında dolaşır; kesin bir cevap vermez, fakat armoni ile çürüme arasındaki gerilimi görünür kılar.

Bu noktada başlık anlam kazanır. Werckmeister, müzikte armoni sistemini “rasyonelleştirirken” belki de doğal dengeyi bozan kuramcıdır. Tarr, yozlaşmış ve zamansız bir Orta Avrupa mizanseninde, siyasal ve toplumsal düzeni de benzer bir müdahalenin sonucu olarak ima eder. Eğer evrensel —Pythagorasçı— doğal ahengi zorlar, onu hesaplanabilir ve denetlenebilir kılmaya çalışırsak, ortaya çıkan şey düzen değil, kaos olabilir. İnsan doğasına aykırı siyasal sistemlerin dayatılması da toplumları aynı şekilde çözülmeye sürüklemez mi?

Bu bağlamda film, özellikle komünist sistemin çöküşü sonrası Doğu Avrupa’da oluşan otorite boşluğuna alegorik bir gönderme yapar. Düzen adına kurulmuş yapay yapıların sahteliği açığa çıktığında, birikmiş öfke nihilist bir biçimde her sembole yönelir.

Apokaliptik atmosfer tam da burada yoğunlaşır. Kasabaya gelen balina gösterisi bir tür kehanet gibi durur. Hayatın doğal ahengini kaybetmiş kitleler, sanki kendisini yutan balinadan kavmine seslenen Yunus peygamber misali, görünmez “prens”in konuşmasını bekler. Ancak bu, kurtarıcı bir ses değil; boşluğun içinden yankılanan bir hüküm gibidir.

Bir yanda, kıyamete yaklaşırken bile çıkarlarını ve zevklerini sürdüren kasabalılar; diğer yanda, Janos gibi kozmik düzeni masumca sürdürmeye çalışan figürler vardır. Fakat kalabalık irrasyonel bir akışa kapılır. Doğala aykırı kurulan düzen, toplumsal histeriyle parçalanma eşiğine gelir. İnsanın doğadan uzaklaşarak inşa ettiği yapay ve kurgusal toplumsal yapı, çürümüşlüğüyle nefretin meşrulaştırıcı zeminine dönüşür.

Başkaldıran kitleler için çıkış, ancak toplu bir yıkım —bir tür devrim— ile mümkün görünür. Kıyameti başlatacak sur borusu gibi, prensten gelen mesaj yeterlidir:

Gürültü dindiğinde prens şöyle dedi, kurdukları ve kuracakları… böylece karşılaştığımız her şeye nefretle yaklaştık…

Bu söz, şiddetin nedeni değil, bahanesi olur. Nefretin kusulmasına hastaneden başlanması tesadüf değildir. Savaşta bile dokunulmaz sayılan mekânın —hastanenin— hedef alınması, kaosun kutsalı tanımadığını gösterir. Ancak tam burada, çıplak ve çaresiz bir insan bedeniyle karşılaşan kalabalık, bir an için duraksar. İnsanlığın en savunmasız hâli, yıkımın ritmini kırar.

Kıyamete doğru ilerlerken girilen nefret ve şiddet sarmalı, insanın en çıplak varlığıyla yüzleştiğinde sönümlenir. Belki de film, armoninin göksel kürelerde değil, insanın kırılganlığında yeniden doğabileceğini ima eder.

Ve soru tekrar belirir:

Sessiz bir ahenk gerçekten akıyor mu,
yoksa biz mi karanlığın içinde onu arıyoruz?


Şubat 2026
Ender Şenkaya


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Film hakkındaki izlenimlerim...