Translate

22 Şubat 2023 Çarşamba

The Banshees of Inisherin

Yönetmen:  Martin McDonagh 

İngilizce Adı: The Banshees of Inisherin

Yapım Yılı: 2022

Dostlukları eskiye dayanan Padraic ve Colm'un arasındaki ilişki, Colm'un sebepsiz yere "artık Padraic'ten hoşlanmadığını" söylemesiyle bir yol ayrımına gelir. Bu yeni durum, küçük bir adanın, dar bir çevresinde yaşayan Padraic için travmatik bir yalnızlık haline dönüşür. Yolu ayrı düşenler sadece Padraic ve Colm müdür, yoksa derinlerde bir yerde farklı bir ayrılık hikayesi mi gizlenmiştir?  

Tür:     Komedi, Dram
Yazar:  Martin McDonagh
Kast:    Colin Farrell, Brendan Gleeson, Kerry Condon

The Banshees of Inisherin (2022) on IMDb


Öne Çıkanlar:

Arka Plan
Inisherin'in Felaket Tellalı (henüz kabul edilmiş bir Türkçe tercümesini bulamadığımdan böyle adlandırdım), yönetmen Martin McDonagh'in, Collin Farrell ve Brendan Gleeson'u "Bruj'de" den sonra bir araya getirdiği ikinci film. Tadı damaklarda kalan ilk fimin ardından yaşanan bu uzun araya -Oscar adaylığından bağımsız olarak- değen bir film ortaya çıkarıldığı anlaşılıyor.

Filmin analizine girmeden önce, yansıtılan dönemin tarihsel önemine kısaca değinmekte fayda var. Zira, tarihsel çerçeveden bakılmadığı takdirde bu "ayrılık" hikayesini çözümlemek kolay olmayacak. Film tam yüz yıl önce, 1923 yılında, İrlanda'da yaşanan iç savaş sırasında geçiyor. İngilizlere karşı, 1916 yılında başlayan kurtuluş mücadelesi sonrasında, ortaya çıkan barış antlaşmasını destekleyen ve karşı çıkan İrlandalı gruplar arasında yaşanan iç savaşta, kurtuluş savaşından bile daha fazla insan kaybedilmiş. İngilizlere karşı birlikte savaşan yoldaşlar birbirleri ile savaşır hale gelmişler, öyle ki bir müddet sonra neye karşı savaştıkları bile birbirine karışır olmuş. Tüm bu çekişmeler, İrlanda adasının, Katolik kısmının bağımsızlığını kazandığı İrlanda Cumhuriyeti (Serbest İrlanda) ve Protestan kısmının da Birleşik Krallığın bir parçası olan Kuzey İrlanda olarak ayrışmasıyla sonuçlanmış. Serbest İrlanda kısmı, kendi ordu ve polis gücüne sahip olmuş olsa da, Common Wealth üyesi kalarak (Kanada ve Avustralya gibi) İngiliz monarşisini tanımaya devam ediyor. Avrupa'da Katoliklliği ilk kabul eden kavim olan İrlanda'lıların ayrışmasının, yine dini temellere dayanması da işin ilginç yönü. İngilizlerle yapılan barış antlaşmasının gerçek bir bağımsızlık sağlamayacağını düşünen IRA (İrlanda Cumhuriyet Ordusu), o günlerde bu antlaşmaya karşı başlattığı direniş hareketiyle iç savaşın tetikleyicisi olmuş. O gün bugündür, İrlanda'da akan kan, nice bedeller ödenmiş olsa da durmuş sayılmaz.  

Yol Ayrımı
Geçmişi, insanın üzerinden bir sabah kalkınca sıyırıp atabileceği bir giysi değildir. Aynı durum toplumlar için de geçerlidir. Colm, bir sabah kalkıp, Padraic ile ilişkisini tamamen sonlandırmaya karar vermiş olsa da, kısa sürede eski dosltuğun bir "giysi"den ibaret olmadığını anlayacaktır. Colm'un, kendisinden geriye  kalıcı bir eser bırakma tutkusu ya da hayatını boşa geçirmemiş olma dürtüsü, varoluşsal bir sorun olarak karşısına çıkar; aynı IRA'nın rasyonel gözükmese de on yıllar boyunca sürdürdüğü varoluş mücadelesi gibi. Colm giderek varoluşunu, kendisini adadığı besteyi bitirmesi ile özdeşleştirir ve bu durum Padraic ile araya ördüğü duvarı daha kalınlaştırır. Ama bu arzusunu hayata geçirmenin ağır bir bedeli olacaktır ve Colm, bu  bedeli ödemeye hazırdır. 

Bazen bir mücadeleye giriştiğimizde, tüm bedelleri kendimizin ödeyeceğini zannederiz. Ama her eylemin hesaplanbilir sonuçları yanında, hesaplanması mümkün olmayan ardışık neticeleri de olasıdır; bazen kelebek etkisi kadar uzakta bazen de canevimiz kadar yakındır bunlar. Colm'un, Padraic'ten uzaklaşmak için "feda" ettiği parmakları, Padraic'in minyatür eşeği Jenny'nin ölümüne neden olduğunda bu acı en az Padraic’in acısı kadar Colm'ün de yüzüne düşer. Aralarındaki çatışma ile hiç alakası olmayan bir canlı, önceden hesaplanamaz şekilde bundan ötürü hayatını kaybetmiştir. Akla hemen IRA'nın bir hesaplama hatası sonucu askeri otobüs yerine patlattığı okul otobüsü gelir. Sebepsiz ölümler her zaman çok daha büyük tepkiye neden olurlar. Tarihin kırılma anları da, işte bu tepki patlamasının doruğa ulaştığı zamanlarda ortaya çıkar. Colm’ün bu varoluşsal başkaldırısı ve kendini bulma arayışı beklenmedik şekilde Padraic’in kızkardeşi Shioban’a da yansıyacak, onun da ayrılık yönünde karar almasıyla sonuçlanacaktır. Shioban’ın kararı da aynen Colm’ün kararı gibi hesaplanamaz sonuçlar doğurarak köyün “garibi” Dominic’e uzanacaktır. 

McDonagh, Colm karakteri ile ödeyeceği bedeller pahasına inandığı yolda yürüyen ayrılıkçı IRA'yı; saf ve ezilmeye açık karakterli Padraic karakteri ile de, kısıtlı bir özgürlük alanını kabul eden Serbest İrlanda'yı temsil etmeye çalışmış gözüküyor. Aslında filmdeki pek çok karakter benzer bir sembolizm üzerine kurgulanmış. Başlangıçta, Padraic'i kıyasıya döven polis memuru Peadar (Dominic'in babası) İngiltere'yi temsil eder gözükse de, bir sahnede Colm ile girdiği diyalog, dönemin -belki bugünlere de yansıyan- kafa karışıklığının göstergesi gibidir. Sabah neden anakaraya gittiğini soran Colm'e, Peadar, bazı infazlar için ek adama ihtiyaç olduğunu ve biraz para ve öğlen yemeği karşılığında birkaç IRA mensubu delikanlıyı, kurşuna dizen Serbest İrlanda Devleti yanlılarına yardım ettiğini anlatır. Aslında Peadar'ın tercihinin, böyle durumlarda asılarak infaz olduğunu öğrenirken, kafası da karışmıştır: "Aynı tarafta oldup beraberce İngilizleri öldürdüğümüzde işler daha kolay değil miydi?" diye sorar, Colm'e. Colm, hangi taraftakileri infaz etmeye gittiğini ısrarla sorunca da, "altı şilin ve öğlen yemeği karşılığında fark eder mi?" cevabını alır. Ne uğruna savaşıldığının bile, savaş uzayıp halk nezdinde “normalleştirildikçe” unutulabildiğini betimleyen bu diyalog, aslında Padraic'in de neden mücadele ettiğini anlamadığı öyküsü ile koşutluk içerir. İşte tüm film de, bir şekilde bazen anlamadığımız bazen de başlangıç nedenini bile unuttuğumuz çatışmalarımızın bir sorgulaması çevresinde yapılandırılmış olur. 

Kehanet
İrlanda'nın folklorik öğeleri ile zenginleştirilmiş filmin içinde, adından gelen bir kehanet örüntüsü de var. Köyün banshee'si (felaket tellalı) Bayan McCormick, Padraic'e "ay bitmeden Inisherin'e ölüm gelecek, belki de iki ölüm" dediğinde, aslında artık kimse ölümle karşılaşmamayı beklemez. Tek bilinmeyen, ölümün kimi ziyaret edeceğidir. Oedipus öyküsünde olduğu gibi zaten yazgı önceden belirlenmiştir; ona varacak yollar farklı rotalardan geçecek olsa bile. Padraic, Jenny'nin acısıyla Colm'un evini hiddetle yaktıktan ve bir şekilde "hesaplaşıldıktan" sonra, aralarında belki eski günlere dönüş için umut ışığı yeşerir. Aynı anda Shioban’ın yokluğunu kabullenemeyen Dominic de kararını vermiş, felaket tellalının kehanetini doğru çıkarmıştır. Son sahnede, Colm ile Padraic’in arasına, Colm’ün evinin külleri arasında oturan bayan McCormick'in kara duvağı girer yine, bu barışma umudun boş olduğunu belirtircesine; aynı İrlanda'da kalıcı barışın uzak bir umut olması gibi... Yazgıyı kabullendikçe çıkış yolu da yoktur.
 

Ender Şenkaya

Mart 2023

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Film hakkındaki izlenimlerim...